Özlem Aktaş,İnci Aktaş

Konuşmanızla Hipnoz Edin

sozturk1968цитирапреди 3 години
İşine ruhunu katmadan sadece bedeniyle yapan insan köle gibidir, işine sadece bedeni ve beynini koyan profesyoneldir, işine ruhunu, bedenini ve kalbini koyan ise liderdir. Bu yüzden hayat en çok liderleri ödüllendirir.
MÜMİN SEKMAN
Dilaraцитирапреди 9 месеца
Zihnimizin bir numaralı kuralı; zihnin, hayal ile gerçeği ayırt edememesidir.
Erdem Yeşilyurtцитирапредходен месец
Eğer egodan uzak ve samimi bir şekilde anlatılırsa, her insanın hikâyesi ilgi çekicidir. Çünkü herkesin bir hikâyesi vardır. Samimiyetle anlatırsanız, insanlar sizi dinler.
Orhan Demirцитирапредходен месец
VATANDAŞLAR:
Vasiyetname! Vasiyetname! Caesar’ın vasiyetnamesini dinlemek istiyoruz.
ANTONIUS:
Sabredin nazik dostlarım. Okumamalıyım. Caesar’ın sizi ne kadar sevdiğini öğrenmeniz doğru olmaz. Sizler odun değil, taş değil, insansınız. Ve insan olduğunuz için, Caesar’ın vasiyetnamesini dinlemek sizi tutuşturur, çıldırtır. Onun mirasçıları olduğunuzu bilmemeniz daha iyi olur. Eğer bunu bilirseniz, bundan neler çıkacaktır? Eğer gözlerinizde yaş varsa şimdi dökmeye hazır olun. Hepiniz bu pelerini tanırsınız. Hatırlıyorum Caesar’ın bunu ilk kez giyişini... Bakın, işte burdanCassius’un hançeri delmiş? Bakın, kıskanç Casca nasıl bir delik açmış. İşte şurdan, çok sevdiği Brutus vurmuş. Ve lanetli hançerini geri çekerken, bakın Caesar’ın kanı peşinden akmış. Bilirsiniz Brutus, Caesar’ın meleği idi. Siz tanrılar hak verin, Caesar’ın onu ne kadar sevdiğine! En acımasız darbe işte buydu. Soylu Caesar, onun vurduğunu görünce, hainlerin hançerlerinden daha güçlü olan nankörlük, onu yere serdi... Şimdi ağlıyorsunuz ve ben, acının şiddetini duyduğunuzu anlıyorum. Bunlar, dostların gözyaşları. Merhametli insanlar, siz sadece Caesar’ın giysisindeki izleri görünce ağlıyorsunuz. Kendisi ise şurada, hainlerin eliyle delik deşik edilmiş.
William Shakespeare “Julius Caesar”
Julius Caesar’ın öldürülmesinden
Orhan Demirцитирапредходен месец
Tarihin En Etkileyici Konuşması
Artık, biraz alıştırma yapmanın zamanı geldi. Aşağıda, tarihin en etkili konuşmasını bulacaksınız. Konuşmayı teatral bir şekilde aynanın karşısında okuyun. Mümkünse kendinizi kameraya çekin ve hareketlerinizi gözlemleyin. Bu konuşmayla bir halkı galeyana getirebilir miydiniz?
ANTONIUS:
Dostlar, Romalılar, vatandaşlar, beni dinleyin! Ben Caesar’ı gömmeye geldim, övmeye değil. İnsanların yaptıkları fenalıklar, arkalarında yaşar. İyilikler çok zaman kemikleriyle birlikte gömülür. Haydi, Caesar’ınkiler de öyle olsun. Ben, Brutus’un dediklerini çürütmek için söz söylemiyorum. Buraya, bildiklerimi söylemeye geldim. Bir zamanlar siz onu hep severdiniz. Bu sebepsiz değildi. Öyleyse sizi yas tutmaktan alıkoyan nedir? Ey izan! Sen, hoyrat hayvanlara sığınmışsın. İnsanlar da muhakemelerini kaybetmiş! Beni affedin. Kalbim tabutun içinde, şurada Caesar’ın yanında. Tekrar bana gelinceye kadar beklemeliyim.
VATANDAŞ 1:
Zavallı. Ağlamaktan gözleri kor gibi kızarmış.
VATANDAŞ 2:
Roma’da Antonius’tan asil bir insan daha çıkmaz.
VATANDAŞ 3:
İşte bakın, gene söylemeye başlıyor.
ANTONIUS:
Daha dün Caesar’ın sözü, dünyaya bedeldi. Şimdi şurada yatıyor ve kendisine saygı gösterecek birisi çıkmıyor. Ah efendiler! Sizin yüreklerinizle fikirlerinizi ayaklandırıp öfkeye sürükleyecek yaratılışta olsaydım, şerefli insanlar olduğunu bildiğiniz Brutus’a ve Cassius’a karşı haksızlık etmiş olurdum. Ben onlara haksızlık edecek değilim. Ama Caesar’ın mührünü taşıyan bir kâğıdı çekmecesinde buldum; vasiyetnamesi. Burada okuyacak değilim. Vatandaşlar bunu duysa, gidip Caesar’ın ölüsüne koşarlar, yaralarını öperler, peçetelerini kutsal kanına batırırlar...
VATANDAŞ 1:
Vasiyetnameyi dinlemek istiyoruz. Okuyun MarcusAntonius.
Orhan Demirцитирапредходен месец
Sizi başarıya ulaştıracak Napoleon Hill’in şu dizelerini sık sık tekrarlayın.
“Eğer yenilgiye uğradığını düşünürsen yenilirsin.
Eğer cesaret edemediğini düşünürsen edemezsin.
Kazanmak ister, ama kazanamayacağını düşünürsen,
Kazanamayacağın kesindir.
Eğer kaybedeceğini düşünürsen kaybedersin,
Çünkü biz gördük ki
Başarı, insanın iradesi ile başlar,
Her şey kafanın içindedir.

Eğer dışlandığını düşünürsen dışlanırsın,
Yükseleceğini düşünmelisin,
Bir ödül kazanmadan önce,
Kendinden emin olmalısın.

Hayattaki kavgaları her zaman
Güçlü ya da daha hızlı olan kazanmaz
Ama er ya da geç kazanan insan
Orhan Demirцитирапредходен месец
Pratik Bir Nefes Çalışması
Yürürken, tek nefesle kaç kelime söyleyebilirsiniz? Elinize bir doküman alın ve tek bir nefesle, yürürken kaç kelime okuyabildiğinize bakın. Bu pratiği sıklıkla yaparsanız, sunumlarınızda yürürken dahi tek nefesle daha fazla sözcük telaffuz edebilecek ve nefesinizi kontrol edebilmiş olacaksınız. Tabii ki bununla beraber, her sabah ve akşam diyafram nefesi alarak kasınızı çalıştırın. Etkin bir ses; etkin nefes kullanımı ve istikrarlı bir çabanın sonunda oluşacaktır. Mutlaka çabanızın karşılığını göreceksiniz. Bu sabırlı çabalarınızın sonucunda sunumunuzda, en arkada oturan kişiye dahi kolayca sesinizi iletebileceksiniz.
Bir Yıldız Olarak Stratejik
Orhan Demirцитирапредходен месец
- Dilinizi ağzınızın içerisinde, çenelerinizin dışından, dudaklarınızın altından dairesel hareketlerle uzun süre çevirin. Kaslarınız yorulana kadar.
- Dilinizle dişlerinize dokunarak, ağzınızdaki tüm dişleri sayın.
- Dil uçlarını ön alt dişlere dayandırarak, ağzın içinde, köklerden ileri geri hareket ettirin.
- Dilinizi iyice dışarı çıkarın. İterek uzun süre dayanın.
Dudak Egzersizi
- Nefesinizi ağzınızdan kuvvetle verirken, “poffff” deyin. Hava, dudaklarınızı basınçla itsin. Basıncın, dudak kaslarınızı şiddetle zorlamasını sağlayın.
- Dudaklarınızı kapatıp ileri uzatın ve dairesel hareketlerle hızla döndürün. Aşağı yukarı, sağa sola hareket ettirin.
- Bir kalemi yatay olarak dudaklarınızda tutup kitap okuyun, kaslarınız yorulana kadar.
Sesi Isıtmak İçin
- 1’den 50’ye kadar belli bir ses tonu ile sayın.
Sesi Kuvvetlendirmek İçin
- 1’den 5’e kadar sesin şiddetini artırarak sayın, ardından geriye, 5’ten 1’e doğru sesin şiddetini azaltarak sayın
Orhan Demirцитирапредходен месец
Dilin ucuna kuvvet ve hareketlilik kazandırmanın en iyi yollarından biri “r” sesini çıkararak dili titretmektir. Burada istenen, bir ses tiremesidir. “Burrrrr, körrrr, birrr, serr“ diyerek sesi titretip, egzersiz yapın. Dilin ucunu kullanmayı öğrenmek, kelimelerin düzgün telaffuzunda size yardımcı olacaktır. Bu egzersizleri sadece okur ve herhangi bir egzersiz girişiminde bulunmazsanız, kendinizi değiştiremezsiniz. Sesi geliştirmekte de anahtar unsur pratiktir
Orhan Demirцитирапредходен месец
Bir kalemi ağzınıza alın ve kitap okuyun. Çok faydalı bir egzersizdir. Kitap okurken yarım saat ağzınızda kalemle, sonraki yarım saat normal bir şekilde okuyun. Kalem ile okurken kaslarınızı zorlayın. Bir zaman sonra, kaslarınızın çalışırken zorlandığını farke deceksiniz. Kaslarınız ağrıyana kadar bunu yapın ve sonra, okuduğunuz metni kalemsiz okuyun. Zaman içerisinde sözcüklerin ağzınızdan çok daha etkili çıktığını fark edeceksiniz. Ayrıca sunum öncesinde, kasları zorlamak için sakız çiğneyip, elma yiyebilirsiniz.
Özetle
Orhan Demirцитирапредходен месец
Örneğin; “Eh! Belki hava güzelleşir.” cümlesini, şüpheli bir şekilde söylemeye çalışın. Her cümleyi, başında yazılı olan duygu yükü ile söylemeye çalışın. Bu şekilde yaptığınız pratiklerle, dinleyici üzerinde etkisi güçlü sunumlar yapıyor olacaksınız.
Şüpheli: “Eh! Belki hava güzelleşir.”
Şakacı: “Evet, hava güzel ama ördekler için.”
Münakaşa: “Hava güzel diyorsunuz demek? Pek iyimsersiniz doğrusu.”
Kızgın: “Hava güzel ama biz dört duvar arasında kapalıyız.”
Şefkat: “Hava güzel. Sokağa çıkalım yavrum. Hava alırsan iyileşirsin.”
Acılıkla: “Hava güzel ama kederimi artırmaktan başka işe yaramıyor.”
Açığa vurma: “Ne yapalım, ben bahsi kaybettim. Hava güzelleşti.”
Öfkeli: “Yazıklar olsun. İşte sen busun!”
Kesin inanç: “Artık bizi aramaz, bundan eminim!”
İtirazla: “Kusura bakma ama o kadar da kötü değil.”
Bilmeden sormak: “Araba devrildi mi?”
İyice bilmeden sormak: “Araba mı devrildi?”
Güvensizlik: “Bu adam sözünde duracak mı?”
Alay: “Tabii canım, bu işleri hep siz başardınız.”
Sabırsızlık: “Açıl artık kapı, açıl!”
Muzafferce: “Bakın! Ben demedim mi bunlar uzaylı diye!”
Hayranlıkla: “Aman, hava ne kadar güzel! Her taraf pırıl pırıl parlıyor
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Örneğin; söz konusu egzersizi, beş dakika kadar uygulayabilirsiniz. Bir hafta sonunda yalnızca uzun bir “es” sesi çıkarmayı bırakın. İki dakika kadar uzun bir “es” sesinden sonra, kesik kesik çıkarmayı deneyin. “s-s-s-s-s-s-s-s-s-s” tek nefeste olabildiğince çok kesik kesik “es” sesi çıkarmaya çalışın.
Her hafta diyafram nefesinizi ölçün. Bir nefeste kaç kelime okuduğunuza bakın. Önce dik durarak, bir nefeste bir paragraf okuyun. Bir hafta sonra bunu yürüyerek yapın. Sonraki hafta hem yürüyün hem de sanki sesinizi yüz kişiye duyuracakmışsınız gibi yükselterek okuyun. Her hafta, kriterler değiştiği hâlde bir nefeste eskisine oranla daha çok kelime okuduğunuzu fark edeceksiniz.
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
İnternette bulabileceğiniz “Son Ders” isimli videoyu izlemenizi öneririm. Ölmek üzere olan Amerikalı bir profesörün, on dakikalık bir sunumudur. O kadar içten ve duygu yüklüdür ki video bittikten sonra, adamın hiçbir hareketini değil, yalnızca sizde bıraktığı duyguyu hatırlarsınız
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Ben bir kişiyle bile konuşuyorsam, bazen şu cümleyi kullandığımı fark ediyorum. “Hadi gel, gönül gönüle konuşalım.” Çünkü içtenlik olmadan bilginin, konuşan kişiye çok az faydası vardır. İkna edici bir konuşma kalpten kalbe olandır
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
kendinize en çok güven duyduğunuz an çapa noktanıza dokunun. Çapalar, olay gerçekleşirken yapıldığında çok daha etkili olur. Başarılı çapalar oluşturarak, birçok etkili sunumlar yaptık. İstediğiniz an başarı ve güven hissini yaratabilmek, sizi en zor durumlarda cesaretli kılıyor, bunu bilin. Çapalar, birkaç saniye içinde en güçlü kaynaklarınıza ulaşma garantisi veren, çok etkili tetikleyicilerdir. Hayatınıza dâhil etmeniz, birçok şeyin üstesinden kolay bir şekilde gelmenize yardımcı olacaktır. El çantanızda mutlaka bulunsun. Bilmek yetmez
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Benim böyle bir anım yok, ilk defa konuşacağım.” diyorsanız, zihninizde bu anıyı yaratabilirsiniz. Kendinizi özgüvenli ve yüzlerce kişinin önünde muhteşem bir sunum yaparken hayal edin. Sanki şu an sunumunuzu yapıyormuş gibi, tüm duyularınızı katın. Yüzlerce insanın olduğu sunum yerini görün. İnsanların yüzlerini, meraklı bakışlarını fark edin. Sahnede kendinizi, özgüvenli, kendinden emin, muhteşem bir duruş sergilerken görün. Güvenli, etkileyici bir şekilde sunumunuzu yaparken kendinizi izleyin. Konuşmaları duyun, sesinizin güvenli tonunu, hazırladığınız sunumunuzu nasıl etkileyici bir şekilde aktardığınızı fark edin. Sizi izleyenlerin başlarıyla sizi onayladığını, meraklı bakışları ile sizden etkilenişlerini izleyin. Kendinizle duyduğunuz gururu ve kendinize güveni hissedin. Başarı ve özgüven hissini yaşayın ve kendinize en çok güven duyduğunuz, en gurur duyduğunuz an, çapa olarak belirlediğiniz noktaya dokunun. Duygunuzun şiddeti azalmaya başlayınca, çapanıza dokunmayı bırakın. Bu yaratıcı hayali her gün farklı şekillerde tekrarlayın ve çapanızın etkinliğini artırın. Belli bir süre sonra zihin ne kadar başarılı bir konuşmacı olduğunuzu bilecektir. Zihin, hayal ile gerçeği ayırt edemez. Öyleyse, sizi güçlendirici hayaller ile, olmak istediğiniz sizi yaratın. Ve gerçek sunumunuzu başarı ile sunarken, kend
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Sizlere, tüm temsilleri kullanabileceğiniz bir yol önermemize izin verin. Beş basamaktan oluşuyor. Okuyun, anlatın, yazın, anlatın ve okuyun. Biz, tüm konuşmalarımızı böyle hatırlarız. Eğer konuşmanızı bir gün önce hazırlarsanız kapasitenizin yarısını bile kullanamazsınız
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Artık paragrafı ezberlemenize gerek kalmadı. Örneğin; altı paragraftan oluşan bir metin çalışıyorsunuz diyelim. Nasıl aklınızda tutarsınız? Bu altı parça konuyla ilgili resim çizin ve bunun üzerinden anlatın. Sonra resimleri atın. Peki, sırayı nasıl hatırlayacaksınız? O zaman da resimlere sayı vermeliyiz. Diyelim ki ilk paragraf, fotoğraf makinesiyle ilgili. Bir kire benziyor. Zihninizde kirli bir fotoğraf makinesi hayal edin. İki, tilkiye benziyor. Paragrafa, doğa fotoğraflarıyla ilgili çizdiğimiz resme tilki koyarız. Üç, hörgüçe benziyor. Üçüncü paragraf da Ara Güler’le ilgili olsun. Ara Güler’e, üzerinde hörgüç olan bir tişört giydirin. Böylece hem rakamlara bir isim verin hem de bu ismi resimde çizin. Bu şekilde çalıştığınız bir metni, ömrünüz boyunca hatırlarsınız
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
“Hafızası çok kuvvetli olmayan kişi, yalan söyleme işine burnunu sokmamalıdır.”
MİCHEL DE MONTAİGNE
Bu sö
Orhan Demirцитирапреди 2 месеца
Hafızasız baş, bekçisiz kaleye benzer.
Napoléon Bonaparte